Yurt Dışı Piyasaları :


Geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda Noel tatillerinin etkisiyle likiditenin belirgin şekilde zayıfladığı bir görünüm izledik. Özellikle haftanın ikinci yarısında önemli bir makro veri akışının bulunmaması ve ABD ile Avrupa borsalarındaki tatil nedeniyle işlem hacimleri tarihsel ortalamaların altında kaldı. Haftanın ilk bölümünde ABD’de açıklanan üçüncü çeyrek büyüme verisi beklentilerin üzerinde gerçekleşerek ekonomik aktivitenin dirençli seyrini koruduğuna işaret etti. Benzer şekilde, haftalık işsizlik maaşı başvuruları da tahminlerin bir miktar altında kalarak istihdam piyasasında dalgalı ancak görece güçlü görünümün sürdüğünü ortaya koydu.

Para politikası tarafında, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran’ın açıklamaları dikkatle takip edildi. Miran, Fed’in 2025 yılı içerisinde faiz indirimlerine ara vermesi durumunda resesyon riskinin artabileceğini vurgularken, kısa vadede bir durgunluk beklentisi taşımadığını ifade etti. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ise enflasyon risklerinin halen ön planda olduğu görüşüyle faiz indirimlerine ara verilmesi gerektiğini savunarak daha temkinli bir duruş ortaya koydu. Fed’in Aralık toplantısında gerçekleştirdiği 25 baz puanlık indirim ve veri odaklı yaklaşımını sürdürmesi, önümüzdeki dönem kararlarının özellikle istihdam ve enflasyon verilerine bağlı olarak şekilleneceğini teyit ediyor. Piyasa fiyatlamaları 2026 yılı için toplam 50 baz puanlık gevşeme ihtimalini korurken; Powell’ın görev süresinin Mayıs 2026’da sona erecek olması nedeniyle Fed başkanlığına ilişkin olası değişiklikler de küresel risk iştahı açısından kritik gündem maddelerinden biri olacaktır.


Yurt İçi piyasaları :


Geçen hafta Noel tatilinin de etkisiyle yabancı yatırımcı katılımındaki zayıflığın sürdüğü, Borsa İstanbul’da ise hacimsiz ve dar bantta dalgalanan bir görünümün öne çıktığı bir hafta yaşadık. Yıl sonu etkisiyle işlem hacimlerinin düşük kalmaya devam etmesini beklerken, bu haftanın veri akışının da sınırlı olması nedeniyle iç piyasada benzer bir sıkışmanın sürmesini öngörüyoruz.

Bu hafta yurt içinde İmalat PMI ve işsizlik oranı verileri ön planda olacak. Özellikle İmalat PMI, sektörel toparlanmanın seyri açısından kritik öneme sahip olup, sanayi üretimi ve büyüme görünümünde öncü sinyal niteliği taşımaktadır. Türkiye’de son dönemde makro dengelenme süreci ve parasal sıkılaşmanın etkileri belirginleşmeye başlarken, tüketim tarafındaki yavaşlama sinyalleri ve finansal koşullardaki sıkılık ekonomik aktivite üzerinde kademeli bir normalleşmeye işaret ediyor. Öte yandan, Türk varlıklarında zaman zaman rasyonel olmayan fiyatlamaların görüldüğü Borsa İstanbul’da, rasyonel piyasa koşullarının güçlenmesiyle gecikmeli de olsa yukarı yönlü potansiyelin yeniden oluşmasını bekliyoruz.

Küresel tarafta ise Noel tatili sonrası yıl sonu nedeniyle zayıf hacimlerin devam etmesi beklenirken, bu hafta da PMI verileri dikkatle izlenecek. Buna ek olarak, ABD Başkanı Trump’ın “Rusya–Ukrayna barış sürecinde son aşamaya gelindiği” yönündeki açıklamaları jeopolitik riskler açısından önem taşıyor. Bölgeden gelecek her yeni haber akışı, enerji fiyatlamaları başta olmak üzere küresel risk algısının seyri üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.


Hafta İçi Önemli Açıklamlar:


29 Aralık 2025 – Pazartesi

  • ABD – Ham Petrol Stokları
    Hafta başlangıcında açıklanacak olan Enerji Bilgisi İdaresi Ham Petrol Stokları verisi, küresel petrol arz-talep dengesine ilişkin güncel sinyaller sunması nedeniyle yakından takip edilecektir. Enerji fiyatları üzerinde kısa vadeli volatilite yaratma potansiyeli yüksek olup, özellikle petrol ve enerji odaklı varlıklarda fiyatlamaların etkilenmesi beklenebilir.


30 Aralık 2025 – Salı

  • ABD – FOMC Toplantı Tutanakları
    Federal Açık Piyasa Komitesi’nin yayımlayacağı tutanaklar, Fed üyeleri arasında faiz patikasına yönelik yaklaşımın detaylarını göstermesi açısından kritik öneme sahiptir. Piyasalar, özellikle 2026 yılına yönelik faiz indirimi beklentilerinin kuvveti, enflasyon değerlendirmeleri ve istihdam piyasasına ilişkin tonlamayı dikkatle izleyecektir. Tutanaklar, dolar endeksi ve tahvil faizleri üzerinde yön belirleyici olabilir.


31 Aralık 2025 – Çarşamba

  • Küresel piyasalarda yılbaşı tatilleri nedeniyle işlemler oldukça sınırlı olacaktır. Almanya, İsviçre, İtalya, Japonya, Rusya gibi majör piyasalarda tam gün tatil bulunurken, Hong Kong, Birleşik Krallık, İspanya ve Fransa’da ise erken kapanış uygulanacaktır.
    Likiditenin belirgin biçimde zayıflaması, volatilitenin teknik hareketlere duyarlı olmasına neden olabilir.


1 Ocak 2026 – Perşembe

  • ABD ve Avrupa başta olmak üzere küresel piyasaların neredeyse tamamı yılbaşı nedeniyle kapalı olacaktır. İşlem hacminin yok denecek kadar düşeceği bu günde veri akışı da bulunmamaktadır.


2 Ocak 2026 – Cuma

  • ABD – Üretim PMI (Ara Dönem)
    Açıklanacak Üretim Satın Alma Müdürleri Endeksi, 2026 yılına girerken imalat tarafındaki aktivitenin yönüne ilişkin önemli sinyaller sunacaktır. Önceki döneme paralel seyreden verinin 50 üzerindeki her okuması imalat sektöründe genişlemeye işaret edecektir. Haftanın likidite açısından en zayıf günlerinden biri olmasına karşın, veri açıklaması dolar endeksinde anlık fiyatlamalara yol açabilir.


:warning: UYARI: 

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Bu rapor tarafımızca doğruluğu ve güvenilirliği kabul edilmiş kaynaklar kullanılarak hazırlanmış olup yatırımcılara kendi oluşturacakları yatırım kararlarında yardımcı olmayı hedeflemekte ve herhangi bir yatırım aracını alma veya satma yönünde yatırımcıların kararlarını etkilemeyi amaçlamamaktadır. Yatırımcıların verecekleri yatırım kararları ile bu raporda bulunan görüş, bilgi ve veriler arasında bir bağlantı kurulamayacağı gibi, söz konusu kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan kurum çalışanları ile ALGO YATIRIM’ın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.