GERİDE BIRAKTIĞIMIZ HAFTANIN ONE ÇIKAN GELİŞMELERİ

Geride bıraktığımız haftada yurt içi piyasalarda TCMB’nin Ocak ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı ana gündem maddesi olurken, küresel tarafta ABD, Euro Bölgesi ve İngiltere’den gelen makroekonomik veriler, Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve ABD Başkanı Trump’ın Grönland merkezli açıklamaları piyasa fiyatlamaları üzerinde belirleyici oldu.

Euro Bölgesi’nde Aralık ayı tüketici fiyat endeksi aylık bazda %0,2 artarken, yıllık enflasyonun %2,1’den %1,9’a gerilemesi dezenflasyon sürecinin sürdüğüne işaret etti. Buna karşın İngiltere’de TÜFE aylık %0,4 artış gösterirken, yıllık enflasyonun %3,2’den %3,4’e yükselmesi fiyat baskılarının görece canlı kaldığını ortaya koydu. ABD tarafında ise 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin açıklanan GSYİH verisi, ekonominin yıllıklandırılmış bazda %4,4 büyüdüğünü göstererek beklentilerin üzerinde bir performansa işaret etti.

Jeopolitik cephede ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a ilişkin açıklamaları ve bu süreçte Avrupa ülkelerine yönelik gündeme gelen gümrük tarifesi söylemleri, hafta başında küresel risk algısında dalgalanmaya neden oldu. Trump’ın, Grönland konusunda askeri seçeneği dışlayan ve Davos’ta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yürütülen temaslar sonrası tarifelerin uygulanmayacağını açıklaması, haftanın ilerleyen bölümünde tansiyonun düşmesine katkı sağladı.

Yurt içinde ise TCMB, 2026 yılının ilk PPK toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek %37 seviyesine çekti. Piyasa beklentisi 150 baz puanlık bir indirime işaret ederken, Merkez Bankası’nın daha temkinli bir adım atması dikkat çekti. Karar metninde, enflasyonun ana eğiliminin Aralık ayında gerilediği ancak Ocak ayında gıda fiyatları öncülüğünde aylık enflasyonda artış gözlendiği vurgulandı. Talep koşullarının dezenflasyona verdiği desteğin azaldığı ancak tamamen ortadan kalkmadığı ifade edilirken, fiyatlama davranışlarının hâlen risk unsuru olmaya devam ettiği belirtildi.

Bu görünüm altında Borsa İstanbul’da risk iştahının korunduğu izlendi. BIST 100 Endeksi haftayı %2,56 yükselişle 12.992 puandan tamamlarken, banka hisseleri öncülüğünde alımlar öne çıktı. Döviz tarafında ise yukarı yönlü eğilim korunarak USD/TL ve EUR/TL kurları yeni zirveler test etti. Yabancı yatırımcıların hisse senedi ve DİBS tarafında net alımlar gerçekleştirmesi, CDS priminin 250 baz puanın altında kalması ve KKM bakiyesindeki sınırlı gerileme, finansal istikrar algısını destekleyen unsurlar olarak öne çıktı.


UZUN VADELİ GÖRÜNÜM VE PARA POLİTİKASI ÇERÇEVESİ

TCMB’nin son dönemde attığı adımlar, enflasyonla uyumlu ve ölçülü bir gevşeme sürecinin benimsendiğine işaret etmektedir. Reel faiz alanının korunması ve faiz koridoru yapısının muhafaza edilmesi, dezenflasyon sürecine yönelik temkinli duruşun sürdüğünü göstermektedir. Ocak ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nde 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin %23,23 seviyesinde yer alması, TCMB’nin %16’lık ara hedefinin piyasa nezdinde hâlen ihtiyatla fiyatlandığını ortaya koymaktadır.

Orta vadede faiz indirim sürecinin, enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentilerle uyumlu şekilde, kademeli ve veri odaklı ilerlemesi beklenmektedir. Bu çerçevede kredi büyümesi, iç talep dinamikleri ve fiyatlama davranışları, para politikası kararlarında belirleyici olmaya devam edecektir.


YENİ HAFTADA ÖNE ÇIKACAK GELİŞMELER VE BEKLENTİLER

Yeni haftada küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı haftanın ana gündem maddesi olacak. Piyasa beklentileri Fed’in politika faizini mevcut seviyede sabit tutacağı yönünde şekillenmiş durumda. Bu nedenle karar metninde ve Fed Başkanı Powell’ın iletişim tonunda verilecek mesajlar, küresel risk iştahı ve sermaye akımları açısından belirleyici olacaktır.

Avrupa tarafında Euro Bölgesi tüketici güveni, Almanya ve Euro Bölgesi büyüme verileri ile Almanya TÜFE öne çıkarken; ABD’de ÜFE verisi enflasyon görünümüne ilişkin önemli sinyaller sunacaktır. Yurt içinde ise TÜİK tarafından açıklanacak güven endeksleri, TCMB PPK toplantı özeti, dış ticaret ve turizm verileri yakından izlenecektir.


YURT DIŞI PİYASALAR: KÜRESEL GÜNDEM 

Fed toplantısının yanı sıra, Almanya ve Euro Bölgesi GSYİH verileri Avrupa ekonomisinin ivmesine dair önemli göstergeler sunacaktır. Almanya’da enflasyonun seyri ve ABD’de üretici fiyatlarının yönü, küresel faiz beklentileri açısından kritik önemde olacaktır. Jeopolitik tarafta ise ABD–Avrupa ilişkilerinin seyri ve Grönland başlığı, risk algısı üzerinde etkili olmaya devam edecektir.


YURT İÇİ PİYASALAR: VERİ AKIŞI VE BEKLENTİLER

Yurt içinde açıklanacak sektörel güven endeksleri, ekonomik aktivitenin kısa vadeli görünümüne ışık tutarken; TCMB toplantı tutanakları para politikasının önümüzdeki dönemdeki yönüne ilişkin ipuçları verecektir. Dış ticaret ve turizm verileri ise büyüme ve cari denge görünümünün değerlendirilmesinde öne çıkacaktır.


HAFTALIK ÖNEMLİ VERİ AÇIKLAMALARI  

📅 27 Ocak 2026 Salı

🇺🇸 15:30 – ABD Başkanı Trump’ın Konuşması
🇺🇸 17:00 – Conference Board (CB) Tüketici Güveni (Ocak)


📅 28 Ocak 2026 Çarşamba

🇺🇸 15:30 – ABD Başkanı Trump’ın Konuşması
🇨🇦 16:45 – Faiz Oranı Kararı
🇺🇸 17:30 – EIA Ham Petrol Stokları
🇺🇸 21:00 – Faiz Oranı Kararı (Fed)
🇺🇸 21:00 – FOMC Açıklaması
🇺🇸 21:30 – FOMC Basın Toplantısı


📅 29 Ocak 2026 Perşembe

🇺🇸 15:30 – Haftalık İşsizlik Haklarından Yararlanma Başvuruları


📅 30 Ocak 2026 Cuma

🇩🇪 11:00 – Almanya GSYİH (Çeyreklik, 4. Çeyrek – Öncü)
🇩🇪 15:00 – Almanya TÜFE (Aylık, Ocak – Öncü)
🇺🇸 15:30 – Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) (Aylık, Aralık)


📅 31 Ocak 2026 Cumartesi

🇨🇳 03:30 – İmalat PMI (Ocak)


:warning: UYARI: 

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Bu rapor tarafımızca doğruluğu ve güvenilirliği kabul edilmiş kaynaklar kullanılarak hazırlanmış olup yatırımcılara kendi oluşturacakları yatırım kararlarında yardımcı olmayı hedeflemekte ve herhangi bir yatırım aracını alma veya satma yönünde yatırımcıların kararlarını etkilemeyi amaçlamamaktadır. Yatırımcıların verecekleri yatırım kararları ile bu raporda bulunan görüş, bilgi ve veriler arasında bir bağlantı kurulamayacağı gibi, söz konusu kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan kurum çalışanları ile ALGO YATIRIM’ın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.